
Sabah birkaç kilometre uzaklıktaki iş yerine gitmek, öğle arasında kısa bir müşteri ziyareti yapmak veya gün içinde yakın noktalara teslimat gerçekleştirmek… Şehir hayatında araç kullanımı çoğu zaman kısa yolculuklardan oluşur. Buna rağmen yakıt göstergesi beklenenden hızlı düşebilir ve yol bilgisayarındaki ortalama tüketim, uzun yolda görülen değerlerin belirgin biçimde üzerine çıkabilir.
Bu durumun nedeni yalnızca trafik yoğunluğu değildir. Motorun çalışma sıcaklığı, gün içindeki soğuk çalıştırma sayısı, bekleme süreleri ve sürüş alışkanlıkları birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle şirket araçlarında düşük kilometre yapılması, kilometre başına yakıt maliyetinin de düşük olacağı anlamına gelmez.
Kısa mesafede tüketimin neden yükseldiğini anlamak, hem bireysel kullanımda hem de filo yönetiminde daha gerçekçi bir yakıt bütçesi oluşturmayı sağlar. Üstelik iyileştirme için her zaman büyük yatırımlar gerekmez. Günlük işlerin planlanmasında ve araç kullanımında yapılacak küçük değişiklikler, gereksiz tüketimi azaltmaya yardımcı olabilir.
Öncelikle iki kavramı ayırmak gerekir: Yolculuk boyunca harcanan toplam yakıt ve 100 kilometre başına hesaplanan ortalama tüketim.
Üç kilometrelik bir yolculukta, otuz kilometrelik bir yolculuktan daha az yakıt harcanması beklenir. Ancak kısa yolculuğun kilometre başına tüketimi daha yüksek olabilir. Yol bilgisayarında görülen litre/100 kilometre değeri de bu ikinci durumu gösterir.
Örneğin tamamen varsayımsal bir hesapla, üç kilometrede 0,36 litre yakıt tüketen bir aracın ortalaması 12 litre/100 kilometredir. Otuz kilometrede 2,1 litre tüketen aynı aracın ortalaması ise 7 litre/100 kilometre olur. Uzun yolculukta toplam harcama daha fazla olsa da her kilometre için kullanılan yakıt daha azdır.
Bu nedenle kısa bir sürüşün ardından ekranda yüksek bir değer görmek, tek başına araçta arıza bulunduğunu göstermez. Yolculuğun koşulları ve daha uzun dönemli ölçümler birlikte incelenmelidir.
İçten yanmalı motorlar, ilk çalıştırıldıkları andan itibaren her koşulda aynı verimlilikle çalışmaz. Soğuk hava, motor ve şanzıman sıvılarının özelliklerini etkiler; motorun verimli çalışma sıcaklığına ulaşması zaman alır.
Kısa bir yolculukta sürüşün önemli bölümü bu ısınma sürecinde geçebilir. Araç hedefe ulaştığında motor henüz en verimli çalışma koşullarına ulaşmamış olabilir. Dış ortam sıcaklığı düştükçe bu etki daha belirgin hâle gelebilir. ABD Enerji Bakanlığı ve Çevre Koruma Ajansı için hazırlanan FuelEconomy.gov rehberi de kısa yolculukların, motorun uygun sıcaklığa ulaşmadan geçirdiği süreden daha fazla etkilendiğini belirtir. fueleconomy.gov
Bununla birlikte her araç için geçerli bir “şu kadar kilometrede ısınır” sınırı yoktur. Motor tipi, hava sıcaklığı, trafik, yol eğimi ve kullanım biçimi sonucu değiştirir. Dolayısıyla iki farklı aracın aynı mesafede aynı tüketimi göstermesi beklenmemelidir.
Günde toplam yirmi kilometre yapan iki şirket aracını düşünelim. Birinci araç bu mesafeyi tek seferde tamamlasın. İkinci araç ise gün boyunca, aralarında uzun beklemeler bulunan beş ayrı yolculuk yapsın.
İki aracın kilometresi aynı olsa da çalışma koşulları farklıdır. İkinci araç, bekleme sürelerine ve hava koşullarına bağlı olarak tekrar tekrar soğumuş motorla yola çıkabilir. Bu nedenle yalnızca günlük kilometreye bakarak eşit yakıt tüketimi beklemek yanıltıcı olur.
Burada her motor kapatmanın yeni bir soğuk çalıştırma anlamına gelmediği de unutulmamalıdır. Kısa bir duraklamanın ardından motor hâlâ sıcak olabilir. Asıl belirleyici, bekleme süresi sonunda motorun ve ilgili sistemlerin ne kadar soğuduğudur.
İşletmeler açısından bu ayrım önemlidir. Aynı kilometreyi yapan iki çalışanın yakıt gideri farklıysa, değerlendirme yapmadan önce ziyaret sayıları ve görev düzenleri incelenmelidir.
Şehir içindeki kısa yolculuklar çoğunlukla kavşaklar, trafik ışıkları, yaya geçitleri ve park manevralarıyla birlikte gerçekleşir. Araç sık sık yavaşlar, durur ve yeniden hızlanır.
Her hızlanmada aracın kütlesini yeniden hareketlendirmek için enerji gerekir. Geleneksel frenleme sırasında hareket enerjisinin önemli bölümü ısıya dönüşür. Bu döngü sık tekrarlandığında tüketim yükselir. Hibrit araçlar frenleme enerjisinin bir bölümünü geri kazanabilse de bu özellik bütün kayıpları ortadan kaldırmaz.
Bu yüzden harita üzerinde kısa görünen bir güzergâh, yakıt açısından avantajlı olmayabilir. Çok sayıda ışık ve yoğun trafik içeren dört kilometrelik bir yol ile daha akıcı altı kilometrelik bir yolun sonucu farklı çıkabilir.
Güzergâh seçerken mesafe kadar bekleme süresini, trafik akışını ve yolun eğimini de değerlendirmek gerekir. Bunun için her durumda daha uzun yolu seçmek yerine, düzenli kullanılan rotaları gerçek kullanım verileriyle karşılaştırmak daha sağlıklıdır.
Müşteriyi beklerken, teslimat sırasında veya yolculuk öncesinde motorun çalışır durumda bırakılması yakıt tüketimine eklenir. Ancak bu sırada araç kilometre yapmaz.
Örneğin kısa bir müşteri ziyaretinin öncesinde ve sonrasında birkaç dakika beklenmesi, toplam görev süresinin önemli bölümünü oluşturabilir. Yol mesafesi düşük kaldığı için bu tüketimin kilometre başına etkisi de büyür.
Motoru ısıtmak amacıyla uzun süre park hâlinde beklemek de verimli bir yöntem değildir. Genel yaklaşım, araç üreticisinin talimatlarına uyarak ilk çalıştırmanın ardından sakin biçimde hareket etmektir. Görüşü engelleyen buz veya buğu giderilmeden yola çıkılmamalı; motor henüz soğukken yüksek devirden ve sert yüklenmeden kaçınılmalıdır. fueleconomy.gov
Şirketler için uygulanabilir adım, teslimat ve bekleme noktalarındaki alışkanlıkları gözden geçirmektir. Trafikteki zorunlu duruşlarla, park hâlindeki gereksiz beklemeler ayrı değerlendirilmelidir.
Kısa mesafede yapılan sert hızlanmalar çoğu zaman anlamlı bir zaman kazancı sağlamaz. Bir sonraki trafik ışığında veya kavşakta yeniden durulacaksa, hızlanmak için kullanılan enerjinin önemli kısmı kısa süre içinde kaybedilir.
Trafiği ileriden takip etmek, güvenli takip mesafesini korumak ve gaz pedalını dengeli kullanmak daha akıcı sürüş sağlar. Buradaki amaç trafiği aksatacak kadar yavaş gitmek değildir. Gereksiz hız değişikliklerini azaltmak ve yolun koşullarına uygun hareket etmektir.
Özellikle zaman baskısı altında çalışan saha ekiplerinde sürüş alışkanlıkları, görev planlamasından bağımsız düşünülemez. Birbirinden uzak randevuların çok dar aralıklara yerleştirilmesi, sürücüyü sürekli yetişme baskısıyla karşı karşıya bırakabilir.
Bu nedenle işletmeler, yakıt tasarrufu beklerken ziyaret programlarının uygulanabilirliğini de kontrol etmelidir. Gerçekçi teslimat saatleri ve bölgelere göre düzenlenen işler, daha dengeli sürüşü destekleyebilir.
Kısa mesafede kullanılan araçların lastikleri de düzenli kontrol gerektirir. Düşük kilometre, lastik basıncının değişmeyeceği anlamına gelmez.
Basınç önerilen seviyenin altına düştüğünde yuvarlanma direnci artabilir. Bu durum aracın ilerlemek için daha fazla enerjiye ihtiyaç duymasına yol açar. Hava sıcaklığındaki düşüşler de lastik basıncını etkileyebilir.
Doğru değer için araç üreticisinin belirttiği basınçlar esas alınmalıdır. Bu bilgiler genellikle kapı içindeki etikette veya kullanım kılavuzunda bulunur. Ön ve arka lastikler için farklı değerler verilebileceği, yük durumunun da öneriyi değiştirebileceği dikkate alınmalıdır.
Kontrolün üreticinin tarif ettiği koşullarda, genellikle lastikler soğukken yapılması gerekir. Tasarruf sağlamak amacıyla lastikleri önerilen değerin üzerine şişirmek doğru bir uygulama değildir. Filo araçlarında düzenli kontrol günü belirlemek, bu işlemin unutulmasını önleyebilir.
Yazın güneşte bekleyen aracı serinletmek veya kışın soğuk kabini konforlu hâle getirmek, kısa bir yolculuğun önemli bölümünü kapsayabilir. Yolculuk bittiğinde istenen kabin sıcaklığına ancak ulaşılmış olabilir.
Klima kompresörünün çalışması enerji gerektirir. Cam rezistansı, fan ve koltuk ısıtması gibi donanımlar da elektrik tüketir. Bu yüklerin etkisi, aracın motoruna ve enerji yönetim sistemine göre değişir.
Ancak tasarruf için görüş güvenliğinden vazgeçilmemelidir. Ön cam buğulandığında uygun havalandırma ve buğu çözme işlevleri kullanılmalıdır. Gereksiz kullanımın azaltılması, gerekli donanımların kapatılması anlamına gelmez.
Yazın hareket öncesinde kabindeki aşırı sıcak havayı kısa süreli havalandırmayla dışarı atmak, ardından uygun klima ayarını kullanmak konforu destekleyebilir. Filo araçlarında sürücülerin temel iklimlendirme işlevlerini doğru kullanmayı bilmesi de faydalıdır.
Az kilometre yapan bir aracın bakıma daha az ihtiyaç duyduğu varsayılmamalıdır. Bakım planları yalnızca kilometreye bağlı olmayabilir; süre sınırları ve kullanım koşulları da önem taşır.
Bazı üreticiler sık kısa yolculukları, yoğun dur-kalk kullanımını veya uzun rölanti sürelerini özel bakım koşulları kapsamında değerlendirebilir. Bunun aracınız için geçerli olup olmadığı, kullanım kılavuzundan ve yetkili servis bilgisinden kontrol edilmelidir.
Motor yağı ve filtrelerde üreticinin belirttiği özelliklere uyulması gerekir. Sadece tüketim arttığı için rastgele katkı kullanmak veya farklı yağ tercih etmek, sorunun kaynağını ortaya çıkarmaz.
Tüketim önceki benzer kullanım dönemlerine göre belirgin biçimde yükseldiyse lastik basıncı, bakım geçmişi ve güzergâh değişiklikleri incelenmelidir. Uyarı lambası, düzensiz çalışma veya performans kaybı da varsa teknik kontrol yaptırılmalıdır. Böylece kullanım koşullarından kaynaklanan değişimle olası bir arıza birbirinden ayrılabilir.
Kısa mesafeli kullanımda uygulanabilecek en pratik adımlardan biri, aynı bölgedeki işleri mümkün olduğunca birlikte planlamaktır.
Örneğin bir çalışan sabah evrak teslim etmek için bir bölgeye gidiyor, öğleden sonra aynı yere yakın bir müşteriyi ziyaret ediyor ve akşam yeniden aynı güzergâha çıkıyorsa, görev sıralaması gözden geçirilebilir. Randevu ve teslimat şartları uygunsa bu işler tek programda tamamlanabilir.
Bu yaklaşım gereksiz dönüşleri, tekrarlanan park arayışlarını ve bazı soğuk çalıştırmaları azaltabilir. Ancak tasarruf elde etmek için sırf motor sıcak kalsın diye gereksiz kilometre yapılmamalıdır. Amaç, yapılması gereken işleri daha verimli bir sıraya koymaktır.
İşletmeler işe basit bir haftalık incelemeyle başlayabilir. Hangi bölgelere tekrar gidildiği, hangi teslimatların birleştirilebildiği ve hangi saatlerde yoğun bekleme yaşandığı belirlenebilir. Ardından yeni planın sonucu, benzer iş hacmine sahip dönemlerle karşılaştırılabilir.
Bir saha satış aracıyla şehirler arası kullanılan şirket otomobilini aynı tüketim hedefiyle değerlendirmek doğru sonuç vermeyebilir. Araçların motorları aynı olsa bile görevleri farklıdır.
Sağlıklı karşılaştırma için araç tipi, yük, güzergâh, trafik yoğunluğu ve mevsim birlikte ele alınmalıdır. Günlük çok sayıda kısa ziyaret yapan bir aracın tüketimi, benzer işi yapan araçlarla karşılaştırıldığında daha anlamlı olur.
Yakıt giderindeki artışın fiyat değişiminden mi, daha fazla kilometreden mi yoksa litre bazında tüketim artışından mı kaynaklandığı da ayrılmalıdır. Sadece ödenen tutara bakmak bu farkı göstermez.
Örneğin varsayımsal olarak ayda 1.500 kilometre yapan bir aracın ortalaması 8 litreden 9 litre/100 kilometreye çıkarsa, aylık tüketim 120 litreden 135 litreye yükselir. Aradaki 15 litrelik fark, birden fazla araçta tekrarlandığında işletme bütçesinde daha görünür hâle gelir.
Bu hesap bir tasarruf garantisi değildir; küçük tüketim farklarının filo ölçeğinde neden izlenmeye değer olduğunu gösterir.
Kısa mesafeli kullanımın oluşturduğu maliyeti yönetmek için sürüş alışkanlıkları kadar yakıt harcamalarının düzenli takibi de önemlidir. İşletmenin hangi araç için ne kadar yakıt gideri oluştuğunu değerlendirebilmesi, bütçe planlamasının temelini oluşturur.
Petrol Ofisi AutoMatic’i, işletmenizin akaryakıt alım süreçlerini yönetmek amacıyla değerlendirebilirsiniz. Başvuru aşamasında şirketinizin araç sayısını, kullanım düzenini ve ihtiyaçlarını paylaşarak size sunulan hizmet kapsamını ve koşulları öğrenebilirsiniz.
Yakıt alım kayıtlarıyla kilometre bilgileri birlikte değerlendirildiğinde, tüketimdeki değişimleri yorumlamak kolaylaşır. Ancak yakıt yönetim sistemi kullanmak, tek başına motorun daha az yakıt tüketmesini sağlamaz. Kalıcı iyileşme; doğru bakım, gerçekçi görev planlaması, dengeli sürüş ve düzenli değerlendirmeyle desteklenir.
Şehir içinde birkaç kilometreyle sınırlı görünen yolculuklar, ay boyunca tekrarlandığında önemli bir işletme gideri oluşturabilir. Bu gideri kontrol etmek için ilk adım, araçların yalnızca ne kadar yol yaptığını değil, o yolu hangi koşullarda tamamladığını da anlamaktır.
Firmanıza özel yeni başvuru için Petrol Ofisi AutoMatic – hemen başvur.